“SON” Ders
Maalesef son dersimiz de bitti..okul hayatımın en zevkli dersiydi bu ders..oyunlar genel olarak cok eğlenceliydi. Derse ilk girdiğimde olasılıkla ilgili oyun oynanıyordu maalesef anlayamadan bitti oyun bu yüzden onunla ilgili bir yorum yapamayacam.. daha sonra sırasıyla reaksiyonla ilgili oyun ve tangram oyunu oynandı. Bu iki oyunda da birşeyler eksik geldi bana. Sanırım anlatmak istedikleri konuyla oyun arasındaki bağlantı iyi yapılandırılmamıştı. Ben en çok şifreleme oyununu beğendim. Beklediğimden çok daha eğlenceli bir oyundu. Kısacası amaca uygun ve kuralları kolay algılanabilir bir oyundu, oynanabilirlik seviyesi yüksek.. Sonraki oyunlar parabol, çember, atom modeli ve elektrikle ilgili oyunlardı. Bizim oyunumuz olan çemberle ilgili oyunda maalesef lastiğin azizliğine uğradık, sanırım küçük açıları kullanmak daha mantıklı olurdu. İkinci olarak çok beğendiğim oyunda atomla ilgili oyun oldu..ancak şunu söylemeliyimki güvenlik öğesi pek sağlanamadı oyunda bazı arkadaşlar yere düştü falan..bu açıdan oyunu bir kez daha değerlendirmelerini tavsiye ederim oynatan arkadaşlara..herkes kendine iyi baksın..çok güzel bir dönemi geride bıraktık…
12. Ders
Geçen hafta oyun projelerimizin sunumlarına başladık, ama maalesef grupça sunumumuzu yapmaktan vazgeçtik. Eğlence öğesi fazla işlenememişti çünkü..neyseki daha eğlenceli bir oyun formatı bulduk ve yarın hepbirlikte oynayacaz..
Gelelim geçen haftanın sunum yapan gruplarına; bence genel olarak gayet başarılıydı arkadaşlarımız. Özellikle “Mavi” grubunun oyununu çok beğendim. Akademik bilgiyi eğlenceli bir şekilde pekiştirmeyi sağlayan bir oyun sergilediler. Oyunun içinde yer alan biri olarak da şunu diyebilirim ki kendimi ve hafızamı baya zorladım üstelik de bu arada çok eğlendim..
Son sunumu yapan arkadaşlar aslında eğlenceli bir oyun ortaya çıkarmaya çalışmışlar ama kuralları pek iyi anlatamadılar, bu yüzden de oyun pek oynanamadı. Sanırım dışarda olmanın bir dezavantajıydı bu durum. Herkesi bir araya toplayıp kuralları anlatmaları gerekirdi..
İlk sunumda hayvan sesleri çıkarma aktivitesi çok yaratıcıydı, ama oyunda az da olsa rekabet öğesi olmalıydı. Ya da en azından “yanma” olabilirdi. Sadece bazı direktifler var ve siz onlara uymak zorundasınız..
Tüm sunum yapan arkadaşları tebrik ediyorum..hepsi ellerinden geleni yaptı..yarın derste ve oyunda görüşmek üzere…
11. Ders
Dönemin sonuna geldik ve maalesef son iki dersimiz kaldı..Bu hafta ders başında biraz ısınmak için güzel bir oyun oynadık. Ses ve görüntü dalgaları oluşturduk. Bu oyun dalgalar kunusunun öğretilmesinde çok yardımcı olabilir bence, tabi bazı ayrıntılar eklenerek. Daha sonra da final projemiz için grup çalışmalarımıza devam ettik..sonunda oyunumuzu tamamlayabildik, ama benim genede bazı kaygılarım var; mesela bizim konumuz çemberle ilgili ve çember çizmek için büyük bir alana ihtiyacımız var, ayrıca oyunun kurallarının anlatılması biraz zor olabilir..umarım bu sorunları aşabiliriz..yarın oyunumuzu hepbirlikte oynayacaz..derste görüşmek üzere…
10. Ders
Bu hafta bahar tatili sebebiyle az kişiydik sınıfta ve proje çalışması yerine bol bol oyun oynadık. Derse geç gelen arkadaşlar da sınıfa beş dakikalık oyunlar oynattılar. Uzun zamandır girdiğim en eğlenceli dersti..
Başlangıçta oynadığımız “kıh pıh tıs” oyunu farklı arkadaşlar tarafından değişik versiyonlarda oynatıldı sınıfa. Bence bu oyunun eğitsel bir amacı yoktu, sadece eğlendiriciydi. Kendimi müzik aleti gibi hissettim..Ardından geç gelen arkadaşlardan biri “büyü” oyununu oynattı. Bana baya ilginç geldi, oyuna yeni şeyler eklenebilir ve de bazı kısımları çıkartılarak çok daha farklı oyunlar oynanabilir. Kısaca çok amaçlı bir oyun, dikkati toparlayıcı ve konsantrasyonu artırıcı etkileri var.
Gelelim “simon diyorki” oyununa başlangıçta oyunu pek iyi anlayamamıştım ama sonradan çok zevkli geldi. Daha sonra ağaç eve gittik ve çayımızı içtikten sonra bahçede “köşe kapmaca” ve “ağaç-sincap” oyunlarını oynadık. Köşe kapmaca oyunu baya yorucuydu, özellikle de grup halinde hareket etmek gerektiğinden birbirimizi çekiştirip durduk. Bu oyunun en önemli amacı bence grup halinde hızlı ve etkili karar verebilmeydi. Son olarak oynadığımız ağaç-sincap oyunu en çok beğendiğim oyundu. Aslında baya karışık geldi bana oyunun kuralları ama oynadıkça alıştım. Ağaç olmayı tercih ettim çünkü çok fazla hareket etmeyi gerektirmiyodu.
Derste görüşmek üzere…
9. Ders
Bu hafta çok güzel bir giriş yaptık, ısınma aktivitesi amacına ulaştı yani. Zıplaya zıplaya girdik derse.. Bu aktivite çok amaçlı kullanılabilir bence mesela bazı matematik konularının (permutasyon, kombinasyon…) öğretilmesinde etkili olabilir. Bunun dışında da ders başlangıcında veya esnasında dikkat toplamak amacıyla kullanılabilir.
Oyunumuzun ardından geçen hafta başladığımız grup (proje) çalışmalarımıza devam ettik. Her hafta farklı tasarım problemleriyle karşılaşıyoruz ama zaten bu problemler bizim bakış açımızı ve çözüm yeteneğimizi geliştirmemize yardımcı oluyor. Tasarılarımızla ilgili temel yapıları kafamızda oluşturmaya başladık ancak tabiki hala çok eksiklerimiz var. Umarım çok güzel çalışmalar ortaya çıkarabiliriz.. Bu projenin hayatımızın diğer alanlarında ve kişisel gelişimimizde önemli etkileri olacağını düşünüyorum, inşallah bu fırsatı iyi değerlendirebiliriz..
Yarınki derste görüşmek üzere esen kalın…
8.Ders
Geçen hafta ders yapılamadı maalesef..:( Doğrusu bu durum beni baya üzdü, umarım bir daha böyle bir durum yaşanmaz. Gelelim bu haftaya; final projemiz üzerine ilk çalışmamızı yaptık..Hazırladığımız ‘proposal’ ları hocamız rastgele guruplara dağıttı ve aldığımız ‘proposal’ üzerine düşünüp tasarım problemimizi belirledik. Problemimize bazı çözüm örnekleri düşündük, ancak tasarı geliştikçe farklı problemlerin ortaya çıktığını gördük, sanırım tasarımız geliştikçe yeni problemler çıkmaya devam edecek. Bence etkili bir çalışma oldu bu hafta..:) Bu arada eski sınıfımıza döneceğimiz için mutlu oldum, yarın görüşmek üzere.. herkes kendine iyi baksın..
6. Ders
Dersin başında Kolb’s cycle ile ilgili bazı örneklerden bahsettik; doğrusu hayatımızın hemen her kısmında bu döngü içinde bulunuyoruz, çünkü öğrenme hayat boyu devam ediyor ve her öğrendiğimiz şey aslında bu döngünün bir sonucu.
Uzun zamandır oynayamadığımız iple gözler kapalı şekil oluşturma oyununu sonunda oynayabildik. İki grup halinde oynadığımız oyunda iki kombinasyon vardı; birincisi gözler kapalı konuşmadan oynanırken ikincisi yine gözler kapalı ama konuşarak oynandı. Aslında konuşarak oynanan oyunda daha başarılı olmamız gerekirdi ama ben tam tersi bir durumu gözlemledim. Baştan bir strateji belirlememiz gerekirdi bence çünkü arada gezen arkadaşların hepsi farklı yönlendirmelerde bulundular ve sonuç olarak pek başarılı olamadık.
Sınıfa döndüğümüzde çatışma ve rekabet kavramlarının farkı üzerine konuştuk ve verimli bir öğrenme ortamının oluşmasında rekabetin yerine çatışma olması gerektiğini savunduk. Bence de kesinlikle böyle; çatışmada farklı görüşler savunulur ama bu fikirler değişebilir, ancak eğer işin içinde rekabet olursa karşımızdakinin haklı olduğunu anlasak bile bunu kabullenmek istemeyiz ve bu süreç anlamsız bir noktaya doğru taşınabilir.
Dersimizin sonunda proje gruplarımızın belirledik; kura çekerek. Sanırım böylesi daha iyi oldu hepimiz için, başlangıçta pek istememiştim ama..:) Yarınki derste görüşmek üzere..
5. Ders
Bu hafta teori işledik:) Sıkıcı olucağını düşünmüştüm ama öyle olmadı. Oynadığımız oyunlar herhafta daha çok yerine oturmaya başladı ve artık bana daha çok şey ifade ediyorlar. İlk olarak köşe oyunu oynadık, ilk derste oynadığımız ayna oyununun daha değişik bir formuydu. Bu oyunda bazı şeyler dikkatimi çekti; öncelikle herkese bir hareketi yaptıracak olmanın (yani yönetmenin) gerginliğini gördüm arkadaşlarımda, ancak hareketlerin sırt dönük bir şekilde yapılması olası stresi daha aza indirdi. Bir süre sonra baya eğlenmeye başladık. Daha sonra da aynı oyunu 3 er kişilik guruplar halinde oynadık. Doğrusu birilerine yön verecek olmak zor bir işmiş bunu daha iyi anladım. Son olarak da ortalama ile ilgili bir tartışma yaptık. Buradan benim anladığım şey bir kişinin çevresinin o kişinin hayatını çok etkilediği ve aynı kişinin farklı zamanlarda ve farklı ortamlarda çok başarısız veya çok başarılı olabileceğiydi. Bu konuda en azından şunu diyebilirimki bu durumu kendim de yaşadım ve hem başarıyı hem de başarısızlığı tattım. Sanırım bir kişi hayatında farklı uç noktalarda bulunabiliyor….
4. Ders
Bu ders haftanın bütün stresini üzerimden atmamı sağlıyor, bir dersin bende böyle bir etki yaratacağını gerçekten hiç tahmin etmezdim. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, her dersin başında hocamız bizim blog yazılarımızla ilgili konuşuyor; özellikle bu hafta dikkatimi çeken şey hocamızın bloglarda ilginç bulduğu şeyleri not almış olmasıydı, bu gerçekten yazılarımızın değerli olduğu hissini uyandırdı bende.
İlk olarak oynadığımız ebelemecilik oyunu canlanmamızı daha doğrusu uyanmamızı sağladı. Daha sonradan oynadığımız oyun pek amacına ulaşamadı kanımca. Bağıran kişiler pek etkili konular seçemediler, ama doğru oynayabilseydik çok eğlenceli bişeyler ortaya çıkabilirdi.
Gelelim gurup çalışmasına; üç kişiyle yaptığımız bu çalışma gerçekten çok etkiliydi. Birbirimizi ve kendimizi tanımak adına güzel ve yararlı bir etkinlik oldu. Ardından iki kağıtla şekiller oluşturduk; bu çalışmada organizasyon doğrusunu söylemek gerekirse kötüydü yapılan şekillere yorum yapılırken boşta kalanlar (yorumlanmamış) oldu, bu durumdan rahatsız olduğunu hocamız da belirtti zaten..bundan sonra yaptığımız çalışma çok hoştu, yaratıcılığımızı ortaya çıkardı ve gerçektende tahminimden çok daha iyi senaryolar yazıldı..
Birdahaki derste görüşmek üzere..
Üçüncü Ders
Zaman ne kadar da hızlı geçiyor… dördüncü haftayı da geride bırakmak üzereyiz:) Gelelim üçüncü haftanın yorumuna; dersin başında öz hakkındaki tartışmamıza devam ettik ve öğretmenliğin özünde hangi hassasiyetleri gerektirdiğini konuştuk. Bence öğretmenlik birçok özelliğe ve meziyete sahip olmayı gerektiren bir meslek çünkü getirdiği sorumluluklar uzun vadede etkisini gösteriyor. Öncelikle sabırlı ve otoriter olmalıdır bir öğretmen, diğer özelliklere gelecek olursak; işini yaparken özel hayatından sıyrılabilmelidir, öğretmekten zevk alabilmelidir ve beklenmeyen davranışlar karşısında kişisel değilde objektif tepkiler gösterebilmelidir.
Tartışmanın ardından da oyunlar oynadık..İlk oyunumuz arkadan öne hop oyunuydu, ama bir türlü seri bir şekilde tamamlayamadık ve sürekli aynı sıra en önce tamamladı oyunu..Heyecan yaratan bir oyundu, eğitsel amaçlı motivasyonu artırmada kullanılabilir bence..Ayrıca dağılan dikkati toparlamak için de iyi bir yöntem..
İlk oyunumuzdan sonra haftalık makalemiz üzerine bir grup çalışması yaptık. Bu çalışma gerçekten de grup çalışmasını gerektiriyordu, çünkü çok az kişi makaleyi okuyup gelmişti. Hızlı bir şekilde makale üzerinde tarama yaptık ve bizden istenen sorulara cevap bulmaya çalıştık.
Dışarıda devam ettik oyunlarımıza, zincir oyunu, donma oyunu ve gözler kapalı iple üçgen oluşturma oyunları oynadık. Ben en çok üçgen oyununu sevmiştim ama maalesef oyunumuz hakkımızda yapılan şikayetler nedeniyle yarım kaldı, açıkçası bu durum benim canımı bayağı sıktı çünkü o kadar da rahatsız edici değildik ve sonuçta eğitsel amaçlı işgal ediyorduk o alanı. Son olarak da sınıfta oynadığımız oyunlar üzerine kritik yaptık ve dersi bitirdik..Umarim en kötü dersimiz böyle olur:)