İkinci Ders
Başlangıçta bu dersi programıma uyduğu ve seçmeli ders almak zorunda olduğum için almıştım ancak bu kadar güzel bir ders olacağını tahmin etmiyordum. İkinci dersin başında fonksiyonun oyunla nasıl öğretileceği konusunda ve öz konusunda tartıştık; çok farklı yöntemler söylendi doğrusu benim aklıma gelmezdi. Bu dersin en sevdiğim yönü yoruma açık olması ve kesin doğruya ulaşma çabasında olmayışı. Tartışmanın ardından oyunlar oynadık; ilki sırta çizilen şeklin öndeki arkadaşın sırtına çizilmesiydi, en sondaki arkadaşlar birbirinden farklı şekilleri çizdiler tahtaya, bu oyunda anladim ki biz en fazla işitme ve görme duyularımızı kullanıyoruz oysa dokunma duyumuz da en az onlar kadar etkili algıda. Daha sonra da adımızı ve deneyimin tanımını yaparak birbirimizle tanıştık ve kimliklerimizi değiştirdik, farklı bir aktiviteydi, daha önce hiç böyle bir oyun oynamamıştım. Bu oyun sosyal beceri gerektiren (tanışma, konuşma…) ve hafızayı zorlayan bir oyundu. Sonunda akılda kalan isimler sadece basit tanım yapan isimlerdi. Son olarak da vampir oyunu ve yerden yüksek oynadık…Bu iki oyunda eğitsel bir amaç olduğunu düşünmüyorum, eğlendik sadece, belki biraz da gerildik vampir oyununda:) Yani genel olarak diyebilirim ki verimli bir dersti, bu dersten öğreneceğimiz çok şey var sanırım…
İlk Ders
İlk ders tam anlamıyla bambaşka bir deneyim oldu benim için. Oyunun öğrenim amaçlı kullanıldığını biliyordum ancak bu amaçla bir oyunun içinde hiç bulunmamıştım.
‘Ayna’ oyunu bir çok amaçla kullanılabilir bence, çünkü bir çok öğrenme tekniği esasında taklit etmeyi gerektirir. Mesela bir problemi çözerken izlenebilecek yöntemler işlem basamaklarının belli bir düzende taklit edilmesiyle belirlenir. Birisi o yöntemi kullanmıştır (genellikle) ve siz de onun izlediği yolu izleyerek sonuca ulaşırsınız (yani yöntemi taklit edersiniz).
‘Harita’ oyununda bambaşka bir şey keşfettim, beş yıldır bu okuldayım ve birçok arkadaşımı uzun zamandır tanıyorum ancak nereli olduklarını bilmediğim yakın arkadaşlarım varmış. Oyunun eğitim amaçlı kullanılması bence çok yararlı bir uygulama olacaktır, çünkü görsel hafızayı destekleyici bir yönü var. Mesela coğrafya dersini düşünecek olursak şehirlerin veya ülkelerin konumunu öğrenmek bu oyun sayesinde çok daha kolay ve kalıcı olacaktır.
‘Mevsimler’ ve ‘Kardeş Sayısı’ ile ilgili oyunlarda da yine birbirimizle ilgili bilmediğimiz ayrıntılara dikkat çektik, bu oyunlar daha çok sosyal içerikliydi bence ve sıcak bir öğrenme ortamının oluşturulmasında büyük ölçüde katkıları vardı.
Son oyunda da ebe olmam haricinde çok eğlendim. Oyun hızlı düşünmeyi ve fiziksel beceriyi gerektiren bir oyundu. Bu uygulama ile öğrencilerin dikkati uzun süre aktif tutulabilir ve öğretilmek istenen prensipler ya da öğeler daha hızlı ve kalıcı bir şekilde öğretilebilir.
Benim en yararlı bulduğum uygulamaysa üç soruya cevap verdiğimiz grup çalışması oldu. Arkadaşlarımın benden çok farklı düşündüğünü bu uygulamada daha iyi anladım. Yaratıcı fikirler ortaya çıktı ve konuyla ilgili hafızamızı gerçekten zorladık. Sonuçta da gerçekten çok farklı çalışmalar ortaya çıktı. Ayrıca hiç düşünmediğim bir konuyla ilgili fikirlerimin olduğunu da farkettim. Bu tip uygulamaların devamını umuyorum.